Solmuş Ve Kırılmış

İçimi dökmek istediğim pek çok şey var. Ölmek istediğim pek çok gece var. Biri de bu gece. Ve diğer her gece.

Doldukça doldum. Doldukça doldum. Yağmur gibi yağdım, sular seller oldum. Kadeh gibi taştım, aşkından derbeder oldum. Sevgimden, kahrımdan, hasretimden yandım, kül olana dek. Çokça yaşlandım, yaşımın katbekatı yaşantım. Ama yine de yılmadım, yorulmadım, korkmadım, düştüm ama kaçmadım. Savaştım, çünkü başka seçeneğim yoktu.

Ah, o derin mi derin bir gökyüzü! Duy beni, yıldızlar değil niyetim. Ay ışığı yeter bana, gerisi kalsın senin. Yanlış anlaşılmasın sakın, ben Ay'ı çok sevdim. O naif ışığından nasıl vazgeçerim? Duyulmaz mı sözlerim, yalan mı der gözlerim? Bir çiçek var sevdiğim, adı yasemin. Kimse bilmez ne kadar derin bu sevgim. Ama soldu tüm çiçekler bu baharda, kaldı gözüm yine yollarda. Sahi, kim kaldı benim yanımda?


Dönüp bir baktım bu gece maziye. En acı ve en tatlı günlerime... Mutlu günler geride kalmış. Yağmurdan kaçarken, düşüp kalmış.

Vur binlerce hançerle çiğnenmiş bedenimi, vur ki kurtar şu hayat denen çileden beni.

Bak yine baş başa kaldık yalnızlık. İstediğin herkesi al hayatımdan, tek başıma kalsam da yoluma bakarım aldırmadan. Daha ne kaybedebilirim dedikçe kaybetmeye mahkum kaldık ama korkmam ben ölümden. Kalbimde bin bıçak var, bininde de adın yazsın.

Bu benim kaderim, karşı koyamam.

Bu gece bir mutluluk tablosunun yıkılışına şahit oldum. Çok yazık... Ama üzgün değilim; olması gereken olsun, öğrenilmesi gereken dersler öğrenilsin. Her şeyin geçiciliğine alıştım artık. Mutluluk dediğin nedir ki? Sonunda daha fazla acı çektiğin bir illüzyon mu, yoksa kabullenişin getirdiği maskeli yalnızlığı mı?

Kafamın içinde dinmeyen bir kalabalık vardı, biri ölmek istiyordu, biri yaşamak. Biri gülmek istiyordu, biri ağlamak. Son umudum da öldüğünde herkes bir anda sustu. Sessizlik konuşmaya başladı ardından. Kimse duymadı. Hiçkimseden çıt çıkmadı. Haberler ardı ardına geliyordu, her gün biri daha katlediliyordu içimdekilerin. En sonunda kimse kalmadı geriye. Issız bir mezarlıktan, kimse kalmadı geriye. Bu sessiz dünyada yağmura tutulmanın verdiği dehşet acıyı anlayabiliyor musun?

Aşkın adı yasaktır bana. Kalbim hâlâ çarpıyor birinin adıyla. Kaç yıl oldu ama aklım hâlâ onda. İleriye bakmayı, geçmişi geçmişte bırakmayı hiç beceremedim, bu yüzden aşkı kendime yasak ettim. Ne onunla ölüyorum ne de onsuz. Sanırım eski günlerime geri döndüm; mutsuzluktan, yalnızlıktan ilham aldığım acınası günlerime.

Bir kez daha kırılmış sanki umutlar. Bir daha solmuş tüm ışıklar.

Ama bir sözüm var kendime: Ay doğmaya devam ettiği sürece vazgeçmeyeceğim. İçimdeki savaş son bulduğundan beridir dünya ile, hayat ile savaşıyorum ve kaybetmeyeceğim. Sözüm gibi: Çektiğim tüm acılar ya öğrenmem gereken bir ders ya da ödemem gereken bir kefarettir. Tüm acılar bir gün kendisiyle yüzleşecek, hayatın dengesi en sonunda herkese hak ettiğini verecektir.

Son zamanlarda çok kırıldım, ama açarım yine çiçekler gibi. Çok sıkıldı canım, ama yaşarım yine. Hiçkimsenin kalıcı olmadığı gibi, hiçbir duygu esir alamaz artık beni. Ben zaten kaybettim her şeyimi, artık incitebilir misin ki beni? Her şeye rağmen yeniden doğar, yeniden yeşeririm.

Siyah hilal, yeniden dirilişin sembolü...

Ruhunu azad et, gecede huzur bulsun.

Ay Işığına elveda, Gece yakında.

Sayonara🌙

Yorumlar

Yorum Gönder