Nihai Ruhun Hayatı

Nihai Ruhun Hayatı

Titreyen dudaklarının nazik dokunuşu nefretle doldurdu beni, o vakit uçabileceğimi düşünmemin verdiği his parmaklarımın arasından kayıp gitti ve beni bir kez daha yere zincirledi.

Tanrı, gözlerimi kirletti ki dünyayı gerçek güzelliğiyle görüp âşık olmayayım.

Ruhuma edilen eziyet şu dağlara edilseydi yıkılırdı koca İstanbul.

Yine de gökyüzünü seviyorum, dünya'yı seviyorum, ruhumu seviyorum, gözlerimdeki siyahlığı seviyorum ve kanatlarımı seviyorum.

Gece çöker gökyüzüne. Ay,gecesiyle parçalar yüreğimi. Bedenimden hislerini, kalbinden kendimi kurtardım.

Gece çöker yüreğime. İçim okyanus, hislerim karanlık dibi, gözlerim nehir olur şafak sökerken.

Mavi ol bana. Sen kırık yürek, mavilerin meltemi, huzuru, umudu ol ki gülümse bana yine ve yine yağmuru durdur gülümsemenle.

Gülümse ki çiçekler açsın yollar.

Gülümse ki bahar gelsin yeryüzüne.

Gülümse... Sadece gülümse, asma yüzünü asla duvarlara, daima gülümse.

Ellerimi tutmazsan gülüm, yakarım geceleri.

Her şeye rağmen kötü hissetmiyorum, iyi olmak için de sana ihtiyacım yok fakat sol yanım boş kaldı bil istedim.

Ama benim ciğerim yanar,

Gözlerim kararır,ruhum ağlar,

İki gözüm iki çeşme haberin yok,

Unutmadım, unutamam kalbim yanar.


Gece çöker gözlerimize, düşlere dalarız... Kalır dudaklarımızda şarabın tadı.

Günyüzünü bilirsin, geceleri bana sor.

Bi' sigara yakarız, kokusunda dumanımız... Kalır aklımızda hüzünlü şarkılarımız.

Unutmanın günah olduğu bir dünyada şeytana tapan sana, senden yadigâr yağmurlarda şemsiyemi veren bana güneşi göstermeyen bu fâni dünya mıydı, yoksa sen miydin?

Gece çöker bulutlara, mavilerin hüznü sarılır omuzlarıma, tek ses bir vaveyla.

Sen bulut renkli kadın, mavileri tanır mısın?

Maviler eski dostum, Bulutlar kalbimin pamukları, gökyüzü iç dünyam, Ay sevgilim olur.

Narin ve eltaflı kanatların Tanrı'nın lütfu ile uçuruyor seni mavilerin üstünden.

Eltaflı kanatların olmak isterdim.

Sol kanadım Şeytan'ın kanı, sağ kanadım Tanrı'nın lütfu... Yere zincirlendim ve gökler senin kadar uzak kılındı. Artık kanatların olmayı arzuluyorum.

Ölü bir kalbi ısıtan gülüşün bana aşktan bahsediyor fakat gülüşüne açan çiçekler arasında ruh gibi dolaşan beni sevmen mucizeden başka bir şey olmazdı.

Mucize yaratmak ellerindeyken, Ay ışığı bedenimi sararken ve seni karşıma çıkaran kader bir kıvılcım beklerken kanatlarının seni götürdüğü yer kalbim olsun diye umut ettim.

Sigaramın dumanında, omzumun kenarında, yastığımın yanında kokun olsun isterdim.

Bir veda uykusuna dalıp veda ettim.

Ben hiç ait olmadım, olamadım; Sana ve bu Dünya'ya. Yine de ait olduğum bir yer olduğunu biliyorum ve bu; Aşk, doğa, cehennem değil.

Ruhum özgür olmak istiyor. Kafesinden kaçıp evren ile bir olmak istiyor. Ölmek istiyorum bir noktada. Ruhum bedenimi parçalıyor.

Bir zamanlar bulutlarla süzülür, geceye kapılırdım. Neden etten, kemikten bir kafese tıkıp kanatlarımı kestiler? İntikam, huzur ve özgürlük: tek istediğim bunlar.

Maviler, gökten alır rengini. Gece çökünce çatıya çıkıp birkaç nağme okur, ağıt yakarım.

Gece çöker kalbime. Umutlar kararır, yıldızlar söner.

Soğuk kalpler... Soğuk hayaller... Soğuk geceler...

Yalnızca bana mı siyah bu Dünya?

Renkleri çalan bir kadın var bu Dünya'da.

Eskiden bulutlar yolumuzu açardı, şimdiyse şimşekleri üzerime salan bir kadın var.

Eskiden bu dünyaya renk, anlam getiren kadın artık mavileri alıp götürüyor.

Eskiden, siyah okyanuslar içinde olan bu Dünya'yı baştan yaratmak pek zordu fakat o zamanlar bu dünyaya Mugetsu hükmediyordu.

N'olursun tüm sevgimi kurut ve sadece mavileri geri ver.

Ah o gök! Ah o martılar!

Ah ne güzel bu gecenin şafağı...

Ah ne özel bu günün Ay'ı...

Mavilere olan tutkum martı olmayı arzulatıyor bana.

Ne olurdu ki şu dağlardan süzülsem, eski dostumu seyretsem?

Size çok güzel bir alıntı bırakıyorum;

“Her kıvrımını istiyorum. Sen ve ben. Hayatımızın geri kalanının bütün günlerinde. Sabah uyandığında deniz kokulu dağınık saçlarını koklamak istiyorum. Tebessüm dolu yüzüne bakakalmak istiyorum. Ansızın dudağına buseler kondurmak istiyorum. Güne başladığımda gördüğüm ilk şey, günü bitirdiğimde gördüğüm son şey ol istiyorum. En sevdiğim kitabın altını çizdiğim cümlelerini sana okumak istiyorum. İstiyorum çünkü yaptığım her şeyin seninle ilgili olduğu kadar anlamlı olacağını biliyorum. Bizi istiyorum; her saniyede, her dakikada, her saatte, her günde. Sen ve ben. Yeryüzünde var olan ve olmayan bütün zamanlarda. Her zerrene aşığım. Her zerreni istiyorum.

| Denemeler, Ersin Aytemiz

Benim sevgim böyle bir sevgi dostlar, herkes kaldıramaz, herkesim olan hariç.

Yorumlar