Gerçek Ve Hayal Arasında

Sanatçı Ruh'un Ağıtı

Sevmek istedim. Sadece sevmek istedim. Belki de sevmeyi sevdim. Ben de sevilmek istedim. Ellisine girmiş biri gibi hissetsem dahi... 

Hani bir gün ailenle topyekûn gidersiniz denize, hani saçlarına vuran yaz rüzgârı ciğerlerine dolarken mutlu ve huzurlu hissedersin, hani yüzünde tebessüm, gözlerinde sükûnetin yaşlarıyla gözlerinin önünden akıp giden hayatını seyredersin, hani hayatının aşkı, kiraz çiçeğin, ömür yoldaşınla birlikte nezih bir gün, huzurlu bir akşamda tenine dokunan hafif bir serinlik varken kalbinde hissettiğin o sıcacık his olur ya, belki sıradan bir ailenin sıradan bir hafta sonudur. Ama o sıcacık aileye sahip olmak için nelerimi vermezdim? Bilseler ne çok isterdim eşim ve çocuklarımla deniz kenarında eğlenmeyi... Ah, ne çok imrenirim hikâyesi mutlu bitenlere. Mumla arar olduk eski günleri. İşte böyle sevdim her kimseyi. İşte hayat böyledir; huzurlu bir film sahnesi gibi. Bazen korku, dram, psikoloji filmi olsa da her hâlükârda filmin sonu geliyor. Bir gece ansızın ölebilirim.

Gözlerim ruhuna dokunur mu?

Sen hiç bir hayale âşık oldun mu?

Hayal ve gerçek arasında bir yerde...

Ağladığımı duyan, güldüğümü gören olur mu?

Varsa gamzemi gören, resmetsin sahteliğin kederini. Birileri anlatsın bana, nedir bunca çilenin sebebi?

Sen daha dünyanın tepesinde bile değilken güneşi verdim ellerine. Sen gülleri dikenlerden ibaret sanırken gönlümün gül bahçesini açtım sana. Fakat dikensiz bir gül, karşılıksız bir aşk besledim sana. Sen ise dikenlere âşıkmışsın gülüm. Beklemem artık dönmeni. Sevemem artık eskisi gibi. Artık ben yokum. Ne bugün ne yarın döneceğim. Kalbimi seninle birlikte ıslak topraklara gömeceğim. Artık ben yokum. Bu yolun sonu bir hayalin ölümü oldu. Yuvasından dışlanan yavru bir kuş gibi, uçmayı bilmezken, düştüm yerlere. Sordum kendime: “Kalkmalı mıyım?” diye. Belki de bir yerde pes etmek gerek. Belki havlu atmak veya mola vermek gerek. Bu gece ben öldüm. Ben dediğim o iyi ve temiz adamı sen öldürdün, ben gömdüm. O adamla birlikte içindeki çocuğu da hayata küstürdün. Bir çocuğun o masum ve saf sevgisini dikenlerden de acı buldun. Ben artık yokum. Güneş doğunca perde çekenler, gece olunca kahrımın acısını çeksinler. Ben yine doğar, yine aşarım tepeleri güneş gibi ama sen açmazsan kalbini, zindan olsun sana gecenin bin bir kederi. Belki bir son, belki bir elveda... Elbette hayatlarımıza devam edeceğiz. Elbette aynı geceyi tadacağız fakat sen bir adamın kollarında; ben yalnızlığın kıyılarında seyredeceğiz yıldızları. Hayatlarımıza devam edeceğiz ama takvimlerimizden birkaç günü sileceğiz de. Birkaç haftaya kalmadan isimlerimizi bile değiştireceğiz. Ben âşık, sen ise yâr olmayacağız artık. Yara bandını yaralayan olmak yalnızca sana yakışır. Ne de olsa dikenine âşık bir gül, sulayana sararır. Dikenliymiş gözlerin, kalbimi kesti. Gün batımı çok güzel, değil mi?

Pişmanlık duymuyorum, acı da kin de.

Bir uçurumun manzarasına baktım. Yükseldikçe canlanmazmış her zaman insan. Bir ayağı hep boşluktaymış. Çıkarken attığım her adımda kararlı mıydım? Gerçekliğin hayalden ibaret olmadığını anlamalı mıydım? Emeklerken peşine düşerdik ya herkes gibi ayakta durmanın, yaşadıkça gördük ki kimse sahiden ayakta değilmiş. Bazıları emeklerken vazgeçmiş hayallerinden. Bazıları büyürken fark etmiş büyümek neymiş. Yaşlanıyoruz, anlıyorsun, değil mi? İhtiyarlaşıyoruz, kemiklerin sızlıyor biliyorsun, değil mi? İnsanlar hep bir yerlere yetişmeye çalışıyor gibi. Herkesin bir telaşı var. Hayat bir yarış mı? Herkesi yanıltan bir gök var. Kimine siyah kimine beyaz. Bütün bunlar yalan mı?

Artık anlamam ne gerçek, ne hayal. Sanatçı ruhumu dinlerim. Bilmem artık ne film ne masal. Yıkılışımı izlerim.

Gerçek misin, hayal mi? Çıkıp rüyalarımdan tutar mısın elimi? Bir gün görebilir miyim seni? Dinle kalbimi, nabzımın ritmi bir şarkı gibi. Huzurlu bir şarkı belki. Damarlarımda hayat geçiyor. Rüya mısın, gerçek mi? Kalbim artık yalan tanımıyor. Çık karşıma ve söyle: “Bunca zamandır kalbindeki zincir bendim.” diye. Belki hayaldin benim için, belki bir melektin bu cehennemde yolunu kaybetmiş. Belki sahteydin, belki kendimi kandırdığım yalanlardan biri ama sahiden sevdim seni. Sahiden özledim seni. Bahar geldi de geçiyor; yaz geldi. Kavuşalım artık Kiraz Çiçeği.

Ay yokken de gece gelir; güneş yokken gündüz gecedir. Sen yoksan bu dünya bana azaptan ibarettir. Sen yokken ne güneş gelir ne gece. Her yıldız sensiz geçirdiğim günlerdir. Gözlerim, gece gibi karanlıktan; dünya ise gökten ibarettir. Hayatın her tonu gökyüzünde gizlidir. Kalp yalnızca kırmızı değildir. Kalbi gökkuşağı gibi olana bir gök verilir. Gece yalnızca yıldızlara aittir. Güneş doğunca hayatın renkleri belirir. Hayatınızda hep geceyi yaşıyorsanız, gün doğumu harikulade olacak demektir. En karanlık gecelerde bile rüyalarımda sen varsın diye kalbim rengarenktir. Hayallerim masmavi; kaybettiklerim yıldızlar gibi.

Yolun sonu ne zaman gelir bilinmez. Hayat bir sürprizden ibarettir. Yarın bir gizem, bugün ise beklentidir. Ama şimdi bir yanılgıdır. 10 yıl sonra da şimdidir, 10 yıl evvel de. Geçmiş ve gelecek şu andan ibarettir. Geride bıraktığın her saniye şimdinin izleridir. Kalbindeki zincirleri silmezsen her an'ın izlerden ibarettir.

Bir kez daha diriliyorum. Kendimi kendimden çekip alıyorum. Bir kez daha kendime sığınıyorum. Beni delirten o sesleri susturamayan kendime kızıyorum. Ben sadece yapamıyorum. Zihnimin kıyılarında yürüsem okyanus alıyor, ortasında dikilsem deliriyorum. Kendimi ateşe atıp kendimi bir kaşık suda boğuyorum. Bazen kendisine bile düşman kesilir insan. Kendini en çok yaralayan da kendisidir zira. Hayallerini yaşayamadığı için kendi kalbine kırgındır belki. Belki oturup biraz kendini dinleyebilse insan, kandırabilse biraz da olsa, anlayabilir derdini. İnsanı en çok yamalayan da insan. Kafasındaki kalabalığa rağmen kendini duyabilen ise en yorgun insandır. Aynadaki ıslak gözler, kalbindeki sönmüş aşk ve kollarında yitip giden hayatın kadar mağlup kaldığında yaşlandığını anlar insan.

Kandırma kendini, gözlerinden görülüyor içindeki. Bir kadeh kırılmadan kaç defa devrilebilir ki? Bırak artık kendini. Sen yorgun ve mağlup adam, sen bu dünya için çok çaba sarf ettin. Artık istirahat vakti.

Sayonara Kiraz Çiçeği🌙

Yorumlar

Yorum Gönder