İçimdeki Şeytan II: Mutlak Denge
İçimdeki Şeytan II: Mutlak Denge
İçimdeki şeytana itaat etmedim. Güçlü olmak için kötülüğü seçmedim. Ama içimdeki meleğin yorgun ve kırık kanatları da taşımazsa beni, nasıl gökyüzüne dokunur, nasıl karanlıktan kurtulurum ki?
İçimdeki şeytana hükmetmeliyim. Onun beni kontrol etmesine izin vermemeliyim. Ne zaman kendimi kaybetsem, gelirsin aklıma, düşersin kalbime, girersin rüyama, ruhumu ve kalbimi iyileştirip gidersin. İçimdeki çocuk hep saf ve temiz kalsın, hiç büyümesin istersin. Sen ve senin o latif kalbin, ben ve benim kırık kalbim... Ay ve Güneş tek bir ruha verildi, iki bedende birleşti. Bundandır Ay'a olan sevgim. Belki bu yüzden gün batımı güzeldir. Ay'ın doğuşunu güneşin ölümü mü hüzünlendirir, yoksa, bu hüznüm kederimden midir?
Kalbime bir bıçak saplanmış, hislerim taşıyor. Akar durur damarlarımda zarif ve latif gülüşün. Panzehir olur tüm nefretime.
Hayat şarkısı ruhuma renk katıyor.
Sevginin su olduğu bir dünyada susuzluktan ölüyorsunuz. Ölüyoruz. Öldürüyorlar.
Hiç sevilmemişim ki ben. Oracıkta kalbimi güzel günlere feda etmişken ben, bir gün batımına hiç âşık olmamışsın sen.
Geceler huzurla biter. Güneşler şafak sökerken bilinmez bir huzur ve sükûnet doğar içimde. Siz acılardan yoksunca rüyalarda süzülürken, içimdeki yangını söndürür ferah gönlüm.
Ben hiç yanamam, yakınamam, ağlayamam kendime. Ben hiç değer veremem ki şu hüsran bedene. Bu kalp, sizin için atarken beni kendi içime zindan eder. Hislerimi hapseder. Mısraların, nağmelerine atar durur. Ve sen... Sen gülünce bu yürek göğe her baktığında seni bulur. Hilal gülüşün olsa, yıldızlar gamzen olur. Bir sanatçı âşık olduğunda dünya ona cennet olur. Bu cehennemi çiçek bahçesine çeviren sana, bu yürek deli divane olur.
Beni gülüşünde sakla, her güldüğünde beni hatırla. Beni gözlerine sakla, ağladığında sırılsıklam öleyim. Beni kendine sakla, ölürsem seninle gömüleyim. Nefes alan bir ceset olursam, bir dokunuşunla ıhlamurlar açtıran ellerinle dokun bana. Bir gün... Bir gün kavuşacağız. Aşkımdan mı, aşksızlıktan mı deliriyorum bilmiyorum ama âşık olmak için deli olmak gerekiyor biliyorum.
Ben göremem hiç ne hatır ne değer, bu gözler sizden başka gönül görmezken. Hiç kıymeti yoktur gönlümün, fedâ olacaksa gönlüme.
Dolunay'ın şafağında, güz ağaçlarının altında, ıslak kaldırımlar boyunca elini tutmak isterdim. Ama ben sevilmem, sevilemem. Aşk... Aşk nasıl bir histi ki? Bir renkte bin hayal görmek varken neden insanlar kör olmayı seçti?
İnsanlar koparıldıkça kaktüs olmayı seçti. Ne de olsa bu dünyada sevene değil acı verene değer verildi. Ama ben... Ben kaktüs değil, siyah bir gül olmayı seçtim. Narin ve şefkatli ellere layık olmayı seçtim. Güzel kokumu, güzel rengimi kaybetmeden, koparılıp öldürülmeden yaşamayı seçtim. Dikenlerim sadece murdar insanları keser. İçinde sevgi ve merhamet olmayan herkes, yaşattıklarıyla yargılanır. Ben ise aysız bir gece kadar siyah, senin kadar güzel, benim kadar da ölüm kokmayı seçtim. Ölümün kokusu, ölümünün korkusu, sana hiç görmediğin değeri verdirsin çünkü sen bu dünyaya doğan güneşe küfredersin.
Akıp giden zaman nehrinin ortasında durgun bir taş oldum. Nefes alan bir ceset oldum ben.
Sayonara🌙




güzel
YanıtlaSil