In my smoke of cigarette
Kokun olsun isterdim.
Hayat bir tuval; hayalini, ruhunu, rengini dök, anlat. Resmet bütün duygularını, hislerini, umutlarını. Fırça senin elinde, önce boya her yeri maviye sonra da pembe bulutlarla süsle. Notaların harmonisini hisset; denizin üzerinden uç, bulutlara sarıl. Yıldızlara yüksel ve sonra kanadı kırık bir papatya gibi süzül.
Kuşlar nağmelerle aydınlatsın gözlerini. Ay ışığı yansıyor gözlerinden.
Karanfil pek naif ve kibar gelir gözüme. Beyaz Karanfil saflığı, kırmızı Karanfil tutkuyu, pembe Karanfil sevimliliği kucaklar. Oysa ellerindeki pembe Karanfilin sözleri acılı bir hikâyede söylenen son sözlerdi. Pembe Karanfilin son sözleri “Seni Unutmayacağım.” oldu.
Seni ilk görüşümden bu yana Manolyaları anımsatırsın bana. Seni baharın eşiğinde Manolyalarla düşlemek pek kolay aslında. Manolyalar Doğa'ya olan sevgime hayran kalsa da beyaz Papatyalar sana olan sevgime yenik düşer.
Gönül bahçemdeki 2 kırmızı Örümcek Zambağı bulutları izliyor.
Göz yaşlarım bir ırmak yarattı. Irmak göl, göl deniz, deniz okyanus, okyanus şelale getirdi başucuna. Yaprakların kuru olsa da yaşlarımla ıslan. Yangınım sana değmez ama korkarım mavilerden. Gülüne diken olmaktan korkarım. Neşene çelenk, ruhuna zincir, hayaline zehir olmaktan korkarım. Korkarım sigaranın dumanı olmaktan. Korkarım Papatyam, korkarım.
Korkarsın sen. Sanatçı ruhuma veda busesi kondurmaktan korkarsın. Sigaramın dumanı olmaktan korkarsın. Doğana yangın, gecene vurgun olmamdan korkarsın. Güneşine kara bulutlar olup acı yağdırmamdan korkarsın. Âşık olmaktan korkarsın.
Neden yetmişli yıllarda gibi sevmiyoruz birbirimizi? Seni benden, beni senden alıkoyan bu kırık kadehler değil de ne? Yaraların canını yakıyorsa özür dilerim. İzin ver acıları tatlandıralım. İzin ver yara bandın olayım. İzin ver kitap rafın olayım.
Ay ışığı düşer gözlerine. Gecenin ritmi damlayan bir saat gibi zihnimi delip geçer. Sarılır omzuna ucu keskin, tutkulu bir aşk romanı. Kâğıt kesikleri acıtmaz bedenimi. Elindeki hançer deşse bile külden bedenimi; acıtmaz ellerin yüreğimi. Can verir acılı dokunuşun. Umut verir saçlarımı okşayışın. Ne yapsan kıramazsın göklerin duvarını, onarır ellerin doğayı. Parçaları toplar, duvarına asarsın. Duvarında adım yazar belki bir gün. Nağmelerine boğarsın dört duvarı. Ne yapsan çekemezsin tetiği, kıyamazsın ruhumun kayboluşuna.
Gece çökerken bu şehirde, yıldızlar adını yazar gökyüzünde. Kalbimi iyi bilir dumanım. Sen girmeyen rüyama, kâbus girer.
Franz Kafka'ya sevgiler...
“Yangın oldum, yandım ben yâr, su getirdin sönmedim mi?”
Sayonara Papatyam.
Hiç istemedim Açelyam olmanı. Göğü siyah gören bu kalp, Manolyam'a Açelya olmana inanmak istemedi.
~Bankai




Yorumlar
Yorum Gönder