Kefene Sığmam

Kefene sığmam.

Neredesin?
Duyamıyorum seni.
Bulamıyorum beni.
Neredeyim?
Sanatımı kaybettim.
Tek iz kalmadı şu ezkazdan geriye.
Hissedemiyorum sıcaklığını.
Duyamıyorum çığlıklarını.
Eksik bir telim gitarında. Fazlalığım hayatında.


Boşluktayım, süzülüyorum. Evrenin soğukluğu ruhuma kazınıyor. Arıyorum ama yoksun. Kanatlarından tek tüy kopar, siyah kanımla göklere adını yazayım. Ya da bir hançer sapla kalbime, kanımdan şarap aksın, sarhoşum ol, saki'n olayım.

Küçük bir çocuk gibi yıldızlara dokunmak istiyorum. Dokunduğum her şeye ruhumdan bir parça bırakmak istiyorum; böylece, öldükten sonra evrende daima bir parçam kalabilir, benim bir parçam, farklı ve yalnız. Tüm evrende sadece bana özel tek parça...

Sığamam.
Sığamam bedene.
Sığamam kefene.
Hapsoldum bu yangında. Kendimi bu zindandan, bu kederden, bu acıdan, bu zulümden kurtarmam gerekiyordu.
Hisleriyle birlikte gömülen bir sanatçının ruhuyum ben.
Gökyüzünden gözlerini ayırmayan eşsiz bir âşıksın sen.
Sevsin diye kopardığın çiçeklerin yaprakları, bağrına saplandı bıçak gibi.
Kırılmış bir kadeh kan ve şarap... Eski dostunu anarken sen, acı yağmurlarda ıslandım ben.
Hâlâ yaralarından kanayan anasonun kokusunu damarlarımda taşırım. Bilirim sonbaharda yeşermeyi; baharda dökülmeyi, kışın terlemeyi, yazın üşümeyi. Mevsimsiz, uyumsuz olmayı bilirim. Kefensiz kafesim hapsediyor beni sana. Gözlerindeki siyahlık, parçalanan yüreğimden geliyor; ele geçiriyorum kalbini. Geceyle beraber kararıyorum içinde. Siyah dünyanın umutsuz düşleri sarıp sarmalıyor, parçalıyor seni içeriden. Çaresizlik, bağrını delip geçiyor, siyah bir delik bırakıyor geriye.

Özgür bir ruhum ben. Bulutların üstündeyim; neşeli bülbüller gibi uçar, meleklerin nağmelerini dinlerim.

Hürlük ruhuma yazılmış, sen alnıma.

Gece hüküm sürer bu dünyada. Güneş doğmaz, umutlar kaçacak yer bulamaz, dualar kabul olmaz bu dünyada. Boğazımı esir alan sonu olmayan bu zalim dünyadan kaçamadım, kurtulamadım, ne yapsam ne etsem yağmuru durduramadım. Güneş doğmaz, yağmur dinmez, kalbinin sonu gelmez. Yarın Ay kaybolsa, sen yine korkak ellerinle tutunabilir misin bana? Yıldızlara dokunsam, boşluğa sarılsam bulur muyum kendimi?

Tanrı'nın sergisinde başyapıt olmak nasıl bir his söyler misin?
Yalnızlıkta huzur bulmak nasıl bir his bilir misin?
Kaktüse sarılırken kestiğim bileğimden akan şaraptan içer misin?
Söyle bana, dikensiz bir gülü sevebilir misin?
Söyle, yüreğimi yırtan bir hançeri çekip alabilir misin?
Diken batmalı, acı yaşanmalı ve sen de dermanım olmalısın. Yağdırma yağmuru, kırma kalbimi çünkü ruhum orada yaşar, ruhuma kavuştur beni. Kalbim seninle.

Dolunay'lı bir gecede, hiçlikte süzülürken deri ceketimin cebinde sakladığım yıldızları gözlerine asacağım. Bir gün yıldızlar kadar uzak olacağız ama ruhlarımız daima bir kalacak.

Sayonara.⭐

Yorumlar