Düşlerde Kaybolmak

Rüyalarımın götürdüğü yolda seninleydim Papatya. Rüyalar kavuşturur, ölüm ayırır yalnızca.
Bir gün ölürsem, mezarımı karanlık yutsun, Ay ışığı yeter seni duymama. Sevgilerimi ilet dünyaya.
Değil Dünya, Evren dahi ayıramaz bizi sen ayırmadıkça.
Sigaram daima yanımda, sen olmasan da.
Sen yerini almazsan, karşı koyamam bu kedere. Artık sönük bir güneş taşıyorum içimde. Ne bir ses ne bir ışık... Ama bir gün, güneşli bir günde boynumu saran yokluğundan kurtulacağım.
Ruhumu azat edeceğim. Saçına düşen bir yaprağa tutulacak, hırkanda asılı kalacak, mesut olacak ruhum ilk defa.
Çakmağım olmasa da son bir sigara uğruna yakarım geceleri ne de olsa.
Kurşun gibi vururcasına yağan yağmura, gözlerim bir daha ıslanmazmışçasına siper ettim kendimi.
Sırılsıklam olsam da gönlümün kara gülü açar güneşini bana.
Ne sen geldin bana ne de ben bekledim seni sonbaharda. Herkesi kandırsam da kalbimi kandıramam; bir ömür yetmez seni beklemeye. Bin ömrüm de olsa beklerim seni ben. Bir daha görecek olsam defalarca ölürüm sana ben.

Ah Papatya vah Papatya! Kış yağmurunda yeşerip bahar rüzgârında solan Papatya.

Ah Ah... Çekiliyor yine içim. Nedensizdir perişan hâlim.
Kaç yalan daha var arkamı deşmeyen? Sözler vardı sessizliğinde söylenmeyen. Nedendir bilmem ama içim yine çekilen. Çekilen her çile, dökülen bir yaprak nihayetinde.

Kararıyor gözlerim.
Şafağın koynunda bir güvercin beslerim, yetiştirir yârıma bir umut demeti.
Düşlerde kayboldum. Huzurumu elimden alan herkesi kapıya koydum. Ne bir ses ne bir ışık... Sonu gelmez ayrılık... Kırılmış kadehlere aşıktık.

Ölüm senfonisi duyuyorum. Yağmur altında acı dolu vaveylalar hayalleri öldürüyor.
Yıldız ve Ay olmayan karanlık bir gökyüzüne "Gece" diyebilir miyiz ki? Gecenin anlamı, göğün şarkısı, gözlerimizin ışıltısı olmadan; umutları, hayalleri göremediğimiz karanlık bir güne “Gece” diyebilir miyiz ki?
           
Huzurdan vazgeçtim. Hayatımı özledim. “Seni özledim.” diyebileceğim kimsenin olmamasını özledim. Vazgeçtim umutlarımdan. Yolun başındayken düşüp kalkmamayı seçtim. Ölmeyi seçtim. Uyurken ağlamayı seçtim. Dangai'nin acı dolu kollarından kurtulamadım. Ne varsa denedim, yaptım, ettim ama beceremedim; halledemedim, olduramadım. Yerine koyamadım hiçbir parçayı. Altüst oldu her şey. Yanan yine ben oldum. Sigaralardan medet umdum. Eski ben savaşırdı daima; yıkılmazdı, yıkılamazdı. Yaşamak getirdi hayatımın sonunu. Kurduğum düşlerle sarhoş oldum. Ne çok yoruldum, ne çok üşüdüm yokluğunda bilsen...

En sonunda kadehler tersine döndü. Gözlerim kurudu en sonunda. Artık kaçıp saklanmadan, orta yerde ağlasam da anlaşılmaz. Biri çıksa“Senin ruhun yıllardır göz yaşlarına esir düşmüş zaten. Ağladığın duyulmadı, sesini duyan olmadı senelerce.” dese, ne derdim bilmem.

Bu gece huzur yok. Yas yok. Kan yok.
Güneşin, gözlerime çöldü; kurudu pınarlarım. Öldü çiçeklerim.

Sayonara Eskimiş Dileklerim, Ölmüş Hayallerim.

Sayonara🌙

Yorumlar