Ruh Gibi
Everything belongs to where it belongs.
Every dream begins with an artist's tear.
Some tears are doomed to shed with sadness.
Despite the rain,the will of the soul will not fade away over clouds.
Ruh gibiyim. Gökten alır rengini gözlerim. Dolunay tepedeyken geceye karışır bedenim. Ben bu başıboş dolaşan ruhlardan biriyim. Kuşlar gibi süzülmekti hayalim.
Mum gibiyim. Rüzgârla tutuşup yanan bir ruhum, süratle tükenen umudum, soluk hayallerim var. Eriyip gidiyorum.
Olmamam gereken yerdeyim.
Mürekkebim kana bulanır, yazılarım yarama bastırır, yağmur bulutları masmavi gökyüzünü hor görürken sevginin tercümanı olamam yâr.
Bir yıldız gibi ışılda gecemin karanlığında. Ama kaybolma gecenin sabahında. Ne var ki bu puslu gecenin ıslak yollarında? Düşüyorum bir oraya bir buraya.
Ruh Gibi
Kum, deniz, güneş ve ebedi bir huzur seni bekliyor. Denizde yüzen bir şarap şişesi kumla tanıştı. İçinde eski bir parşömen vardı. Parşömeni çıkardım ve okumaya başladım; Sen ve Ben... Sen aralıkta gelen bahar; haziranda esen rüzgârsın. Sen yağmurdan sonra gökyüzüne renk katan gökkuşağımsın. Sen şarkılarımda sigarasın. Dolunaylı gecenin şafağısın sen. Denizde Martı, gölde Kuğu, gökte Turnasın. Mektubumu alan kadınsın. Cennet yadigârısın sen. Fakat bilirsin ki mektuplarım artık sana ulaşamaz. Sensiz bir ben yaratamam bilirsin; bu yüzden, yanına geliyorum kadınım. Seni karanlıktan çekip almaya, evrenimizi göstermeye geliyorum.
Kum Gibi
Ah o eski anılar yanımdan bile geçmezmiş.
Deniz kenarında gün batarken kumdan bedeninle sarıl bana. Yıkılıyorum kumdan kaleler gibi. Düşüyor, kalkamıyor, dalgalar vurdukça eziliyorum.
Hayalperest Ressam
Yeni bir dünya yarat. Hayallerini anımsatan, seni göklere çıkaran, Ay'ın doğmadığı; Güneş'in batmadığı, yalanın olmadığı bir evren yarat. Gökler rengini göz yaşlarından alsın. Siyah kalbinin beyaz umutlarını bulutlar anlatsın.
Ütopya
Bu dünya kir ve yalanla lanetlenmiş. Kendime bir evren yarattım: huzur ve saf sevgi dolu. Huzura kapıldıkça ne kalbime sığabildim ne de yanında kalabildim. Yok oldum, kül oldum yokluğunda, ne yaramı sarabildim ne de rüyaya dalabildim. Tutmadı eller birbirini, tutmadı uyku eskisi gibi. Bir dilek tut, yıldız gibi ölürken ben. Tutulmayan sözler ve tutuşup yanan hayaller çaldı gökyüzünün rengini. Gökyüzü yalnızca sana mavi; sen parlarken güneş gibi, ben yandım sana kor ateş gibi. Ben kül oldum ama sen benim yerime de boya gökyüzünü maviye. Mutlak bir huzur ile düştüm kollarına. Her şey bir yana, kavuştum en azından sessiz sokaklara. Sessizliğin içinde sensizlik yatsa da kayboldum bir kere bulutların arasında. Yüreğinin kuşu oldum, huzur dolu şarkılar söyledim sana. Berhudar olurdum tek bakışınla.
Mutlak bir huzurla ölüp kalırsın başucumda. Benim evrenim insan aklının ötesinde. Bambaşka bir ütopya saklı bulutların üstünde.
Gece
Güneş battı. Umutlar yandı. Rüyalar ve hayaller geride kaldı. Yolun sonu, uçurumun başı gördüğüm son şey. Şarkılar anlatır içimi. Kalbimin sesidir tetiği çektiren. Sensizliktir intihara sürükleyen.
Güneşin ne kadar içimi ısıtsa da her gece Ay ışığı düşer sokaklara. Her gece üşütür beni hüzünlü anılar. Düşer her gece kapıma kederli yağmurlar. Bastırır sessizce gidişini ağlayan bulutlar.
Kırdı sessizliği dertli sesim. Kim bilir neydi derdim.
Ay ışığı altında bekliyorum; üstüm başım sırılsıklam, ama tutuşur içimde yangınlar. Yanar, solar elimdeki çiçekler.
Sayonara🌙




Yorumlar
Yorum Gönder