Son

Tozlu raflar gibi eskiyor zaman.

Okunmuş bir kitap gibi atıldık bir kenara.

Eskişehir'in dar sokakları üstüme üstüme geliyor.

Bu şehir, beni her gece boğuyor.

Bu şehir, bizi birlikte istemiyor.

Bu hayat, gözyaşları durmadan akmıyor.

Özlüyorum. Her akşam okşayıp sevdiğim kedilerimi, alışık olduğum sokak ve insanları özlüyorum. Öyle özlüyorum ki pencereden her baktığımda bakışımı yukarı çeviren kuşları, dağları, yıldızları ve bulutları...

O gece diğer gecelerden farklıydı. Hayatımı en çok değiştiren geceydi o gece. 

Bir gün son kez huzuru tattım. Son kez odamdaki çiçekleri kokladım. Son kez kedimi okşadım. Son kez o sıska duvara baktım. Son kez huzurla uyudum. Son kez oldu her şey ve son kez yaşandı. O gece, huzurumu kaybettim.

Memleketim, anılarım, dostlarım, huzurum, hayatım ve ruhumdan koparıldım. Dünya'nın gazabı şehrimin dört bir yanını sardı. Yârımdan, yarenlerimden uzak düştüm. Büyük bir felaketten artakalanlar ise koca bir ceset ve enkaz yığınıydı. Hayallerim de anılarım da enkaz altında can verdi o gece. Eski bir şehre hapsoldum. Depremin aslı içimizde yaşandı. Evler değil, binlerce yuva ve binlerce hayattı başımıza yıkılan. Dert ortağım olan duvar, depremden değil; üzüntüden çökmüştü. Dayanamamıştı kahrıma, katlanamıyordu artık efkârlı şarkılara.

Bu öyle bir gece ki canımızdan can, yanımızdan canan eksildi.

Dünya, bizi istemiyordu belki artık.

Sayonara🌙

Yorumlar