Aşk Ve İnsan

Aşk neydi? Aşk fedakârlıktı.

Aşk neydi? Aşk bir ilkbahar neşesiydi.

Aşk, içinde yüzyıllarca sonbaharı yaşayan birinin kalbindeki çiçek mezarlığında tek bir papatyanın yeşermesiyle hayata gözlerini açan duyguların her daim baharı yaşatması, hafif bir rüzgârın saçlarımızı okşaması, saf bir kalp ile bir başka saf kalbin içinde en ufak betlik olmadan yalnızca, birbirlerine huzur verebilmesiydi. Aşk kumda, çimende, yerde veya gökte oturup sarılarak gün batımını huzurla seyretmekti.

Hayatta maddiyatın, lüksün, şehvetin, kibirin, gösterişin ve daha birçok şeyin geçici olduğunu bilmek gerekir. Geçici tatminlere kapıldıkça benliğini kaybedecek, duygusuz ve acınası bir varlık olacaktır insan. Kalbini, zihnini ve bedenini kirletmiş bir insan, insanlığı geride bırakmış, ucuz ve değersiz bir dünyanın rehavetine kapılmıştır. İnsanlar, saf duygulara sahip olmadıkça pişmanlıklarıyla gömülecek, kötü sözlerle anılacaktır.

Herkes âşık olamaz. Çocukluğunun en saf ve temiz duygularını bugün de yaşatmayan kimse âşık olamaz. Âşık olmak çocukluktan gelir. Âşık olmak yufka yüreklilere bir hediyedir. Bazen hayatı çocuklar gibi toz pembe görmek gerekir. Defalarca yürüdüğün, alışık olduğun sokakları ilk defa görmüş, ilk defa geçmiş gibi hissettiğinde dünyayı seveceksin. Sokaktaki kediyi dostça sevmeden edemediğinde içinde bir uktenin çözüldüğünü, noksan bir parçanın bulunduğunu ve kırılmış bir duygunun iyileştiğini hissedeceksin. İçindeki çocuk sana ulaşmaya çalışıyor. Kötü günleri geride bırakıp iyi anıları sana hatırlatmak istiyor. Küçüklüğüne bir söz verdin. Güçlü olacaksın. Ona verdiğin sözleri tutmak için hâlâ geç değil, çünkü sen dünyayla verdiğin savaşı kazanacaksın.

Ezilmiş, kırılmış, yaşlanmış hissetsen de içinde bir yerlerde hâlâ savaşmak istiyorsun, biliyorum.

Mutlu olmak zor değil. Mutluluğu insanlarda bulmak zor. Zor olan her zaman daha değerlidir. Değerli olduğu kadar eşsiz ve özeldir. Nereye baksam, nereye gitsem aynı insanlar farklı bedenlerle karşıma çıkıyorlar. Oysaki senin gibi birine hiç rastlamadım kiraz çiçeğim. Senin kadar temiz bir kalbe hiç rastlamadım.

İnsanlar varoluşları gereği kalplerinin derinliğinde saf bir kötülükle doğarlar. Hayatta kalma içgüdüsü ile bencil ve gaddar olurlar. Tüm günahların atası olan insan, doğası gereği katletme içgüdüsüne sahiptir. Bunun suçlusu insan değil, doğanın kendisiydi. Hayat son derece vahşi, bencil ve günah dolu bir döngüye sahip olsa da kendimi bu döngüye ait hissetmiyorum. Öyle olduğumu inkar etmiyorum. Sadece, insan gibi hissetmiyorum. Doğa gibi, insan da iki yüzlü. İçindeki, kökündeki kötülükten arınmadan insan olmaya yaklaşamaz insan. İnsanlıktan çıkmalı bazen insan, temiz bir kalbe sahip olmak için. Ruh olup uçmalı bazen insan, bu dünyadan kaçmak için. Güzel ve nezih bir dünyaya yelken açtım, huzurlu ve sessiz diyarlarda kendimi bulmak için. Diyar diyar gezdim dolaştım yine sana vardım yâr. 

Bir kere tutarsa kalbim elini, bir daha nefes alamasam dahi sen solmadan dökülürken bırakamam seni. Bırakamam narin ellerini.

Sayonara🌙

Yorumlar

Yorum Gönder