𝙷𝚞𝚣𝚞𝚛

Keder...

Acı...

Dehşet...

Eziyet...

Ruh...

Vaveylam hep mezara duyan olmadıkça.

Huzuru anlatsan ne fayda kalbi sağır olana.

Ne kadar haykırsam, yırtınsam da acılarım bir fısıltı kadar aslında.

Şafak söküyor.

Bir zamanlar diyemeyeceğim kadar yakın, son günler diyemeyeceğim kadar uzak ve hislerimle tarif edemeyeceğim kadar yorgun acıları mazide bırakalım artık.

Bir zamanlar gün doğarken hayallerim batardı. Yaralar dostum, sargılar düşmanımdı. Sen yokken yaşamamışım ben hiç baharı. Gülmemişim hiç. Düşmemişim hiç, zaten dipteymişim. Ama kâbusların da sonu var bilirsin. Oysaki ben hiç uyanmamışım. Gözümü açacak cesareti hiç bulamamışım. Gülümsemenin hazzını hiç tatmamışım. Huzurun kumsalında hiç oturmamışım. Kalbimle sarılmamışım hayata. Kaktüs sanmışım. Acıyınca ağlamışım. Belki de haklıymışım. Ama ben açıyorum. Yeşeriyorum. Güneşe bakıp gülümsüyorum. Gün doğumunu selamlıyorum. Bulutların tepesinde uzanıp dünyayı izliyorum. En derin yaramla barışıyorum. Kollarımı açıp huzuru kucaklıyorum. Sıkıca sarıp sarmalarken huzuru, ruhumu serbest bırakıyorum. Kefenimi yırtıp toprağa kanıyorum. Toprak, damarlarımı ve kalbimi sarıp sarmaladıkça filizleniyorum. Diriliyorum. Doğruluyorum. Doruklardan gelen kokunun sahibini ararken bir Orkide buluyorum.

Yalnızlığın ve sessizliğin anlaşılmazlardan uzaklara götürdüğü huzurlu günlerden geriye ne kaldı eski dostum? Avuçlarım toprakla kirlenmiş, toprak kanımla. Uktelerden kopup uzaklara, geçmişe, güzel günlere dönmek isterim bu gece.

En sevdiğim şarkıyı ilk kez dinler, en yakın dostumla bir kez daha tanışır, gökyüzüne her baktığımda hayale dalar gibi; güzeli güzel sevseydim keşke eskisi gibi.

Ah şu yıldızlar... Sizler kadar uzaklar bana. Dileklerim de kavuşturmaz beni huzuruma. Geceyi izledim daima. Yıldızları saydım, kayanları yakaladım ama hiç yükselip yakınlaşamadım. Hayallerimi anlatacak kadar var olamadım. Ne kadar yakınsam o kadar uzaklaştım. Korktum bu kısacık yolun iniş çıkışlarından. Kaçtım arkama bile bakmadan. Huzur kadar soyutlaştım. Bir o kadar da yalnızlaştım. Huzuru bulmaya yokluğa karıştım. Var olan tek şey huzursuzluğumdu. İlelebet yalnızlığın koynuna yapıştım. Yakamdaki anason gibi damarlarımda dolaşsın.

Ama ben diriliyorum. Gece mutlak değil biliyorum. Güneş doğacak, çiçekler açacak, kuşlar cıvıldayacak. Dirilişimle bu giyotini kıracağım. Bu kaderi, geceyi ve kederi ruhumdan kopartacağım. Bu dünyayı baştan yazacağım. Dikiş tutmayan yaralarımın intikamını alacağım. Kaderimi kanatlarımla yazacağım. Koparılan her tüy için gökyüzüne bir yıldız asacağım.

Bir gün asılanlardan biri de ben olacağım. Kâbuslarla baş başa kalacağım. Dünyaya istediğini vermiş, yenilgiyi kabullenmiş olacağım. Fakat dünyaya yokluğumu tattırmayacağım.

Boğulduğumuz sular biz yüzmeyi öğrenene kadar derindir. Hayat biz nefes aldıkça yaşanılabilir.

Sayonara🌙

Yorumlar

Yorum Gönder