Kıvılcım

Hiçbir yere giden milyon yol...

Bağlanmamış...

Son Serenat...

Kalıntılar...

Ah, şu eski anılar yanımdan hiç gitmezmiş.

Ah, şu rüyalar olmadan gece hiç çekilmezmiş.

Dünyaya verdiğimde sırtımı, kahverengi dalların dansını, bulutların masmavi gökyüzünde nehirde yüzen izmaritler gibi kayıp gidişini seyrettim. Kuşlar şarkı söyler, ben eşlik ederdim.

Huzur her yerdedir. Peşini bırakmayan, nereye gidersen git seni bulan ve aldığın nefesi ağırlaştıran dertlerin aksine, huzur peşinden gelmez. Huzur her yerde olduğu kadar ruhun içindedir. Derinlere inmedikçe huzuru bulamaz insan. Gömülü hazine gibidir huzur.

İçine attıklarınla boğulursun. Günlerce boğulur, gecelerce taşarsın. Ciğerlerin gözyaşlarıyla doldukça her nefesin ve sözlerinden üzüntün akar; kendi ördüğün sarmaşığa sıkışıp kalırsın. Dikenlerin ve kesiklerinle barışmadan kurtulamazsın cehenneminden.

Ahengin huzurunu kalple yazmadıkça tüm yollar çıkmaz sokak ruhu ayyaşlara.

Ah, şu kadehler olmasa dünya hiç çekilmezmiş.

Ah, şu aşk uğruna canlarını verirlermiş.

Aşk uğruna savaşanlar varmış. Ellerinde kamayla yârına koşanlar varmış. Gölgelerde saklanıp güneşi arayanlar varmış. Ah, şu kalbimin dili olsa sevginin dilinden anlarlarmış. Sizin bildiğiniz aşk, savaştan; yalandan ibaret. Aşkın hangi savaşla yaşandığı görülmüş? Siz dünyayla değil, yârınızla savaşıyorsunuz. Ah, verebilseydim keşke!.. Nadide sevgini içimde uçan her bir kelebeğe...

Yâr, kalbini dinle. Sözlerim paslı zincirler gibi olsa bile... Aşkın ahseni gözlerinde.

Alışamadım. Bir türlü çıkamadım yerin altından. Bedenim olmasa da kalbim hâlâ enkaz altında. Rüyalarım da çıkıyor hep aynı yollara. Bir kez olsun dönemez miyiz eski, güzel günlere? Alışamadım hâlâ. Taşıyamıyorum artık tüm bu yükü sırtımda, rüyalarda düşüyorum. Gözü yaşlı anılar artık her gece rüyalarımı yakar. Alışamadım bambaşka bir hayata. Kâbusla gerçeği karıştırdım. Ama bir türlü ayılamadım. Güneş doğuyor ama bunların hepsi bir rüya mı? 

Belki de toprak alacaklıydı. Çiçekleri açmadan koparacaktı. Taze yaraları açacak, kalpleri bir kez daha ayıracaktı. Bağlılıkları koparacaktı. Yetim kalpleri bir kez daha kıracaktı. Aynalar ve ardında kalanları acımasızca ıslak topraklara alacaktı. Ne dediyse yaptı. Toprakta uyuyanların hasreti, üzüntüsü, kederi ve sessizliğine toprak sessiz kalmadı. Ayrılıkları gömdükçe mezara, dünyamızın takati kalmadı.

Işık yanıltıyor. Güneş unuttururken Ay hatırlatıyor. Güneş gizlerken kapanmayan yaramı, geceler bıçaklıyor dört bir yanımı.

Yanan geçmişimin kıvılcımları her gece rüyalarımı esir alıyor. Kalbime bir hançer daha saplayıp, bir gün ışığıyla kaçıp gidiyor.

Gözyaşlarım her gece selin. Yüreğim sadece senin.

Sayonara🌙

Yorumlar