Denge Ve Sorgu

Feryadım bazen bir şarkı, bazen de göğsümde sancı.

Başım dönüyor. Bir ölüme bakıyorum bir de ölüm bana. Bir önüme bakıyorum bir de arkama. Bu yokuşun bir sonu var mı? Sonunda günyüzü görecek mi yüzüm? Hayatı değerli kılan o bilinmezliğin de bir aydınlık ve karanlık tarafı var.

Göğsümün içinde hayatsızca atan o şeyi hissediyorum. Dur artık, dur!.. Yalvarıyorum, bu işkenceye bir son ver. Çünkü ben veremiyorum.

Ben aslında ufak şeylerle bile mutlu olabilen biriyim ama düşünce kendimi dibe atıyorum. Bu, diyorum. Benim ait olduğum yer burası. O çukur, o çamurlu toprak, o yağmur ve o karanlık...

Gözlerim göstermezdi hisleri, sen ölüsün derlerdi. Bugün ise anlaşılıyor yağmurun ıslak yalnızlığı o ölmüş yıldızlarda.

Geçenlerde eski bir arkadaşımın öldüğünü öğrendim, üzerinden bir sene geçmiş. Pek yakın değildik hatta beni pek sevmezdi ama bu beni biraz düşündürdü. Yokluğu kabullenmek mümkün mü? Yoksa sadece eksik yaşamaya mı alışıyoruz? Dallardan kopuyor birer birer yapraklar. Bazıları rüzgâra kapılıyor, bazıları da toprağa düşüyor. Bazıları hiç ulaşamayacağı manzaralar seyrediyor. Eninde sonunda her çiçek aynı topraktan doğuyor ve sonra doğduğu yere dönüyor. Acaba insanoğlunun ait olduğu yer bir yokluk mu?

Para, statü, güç.. Kim istemez ki? Bir zamanlar ben istemezdim. Fakat hayat öyle riyakârdır ki olduğun kişiden tut hayatına kadar ters yüz edebilir. Hiç düşmeyecekmiş gibi gülebilir, sonraki gün darmaduman olabilirsin. Geceler sessiz ve huzurluyken, kaotik ve hüzünlü olabilir. Evrenin dengesi bu değildi, belki de artık savaşım hayatla değil, dengeyleydi. 

Hayattan aldığım zevk azaldıkça saçım da kısalıyor.


Ama sanki gün geçtikçe ömrüm de kısalıyor.


Sanki gün geçtikçe göğsüm daralıyor.

Japonlar yeniden başlamak için saçlarını kesermiş.
Kaç kere kestim, bir halta yaramadı.
Ah, umarım yukarıdaki çektiğimiz ıstırapları izlemekten zevk alıyordur. Unutma ki bir jilet kadar yakınım sana. İki dünyada da elim yakanda.

Kan

Yas'ın evreleri vardır.

İnkâr.

Öfke.

Yenilgi.

Acı.

Kabul.

Gerçeği inkâr edip üzüntüden öfkelenir, kaybımızı hafifletecek yollar ararız. Sonucunda acı ve yasa boğularak yokluğun azabını tadarız. Zaman geçtikçe hayatın koşuşturmacasında ceplerimizde sakladığımız acıları biraz biraz dışarı atarız. Alıştıktan sonra kabulleniriz. Fakat, iki evre de ben eklemek istiyorum: Denge ve Sorgu. Hayatta bizden alınanların ve bize dönenlerin kendi dengeleri vardır. Bizden alınanlar, onlara verdiğimiz değer kadar telâfi edilmek zorundadır. Yeri doldurulamayan ve doldurulamayacak olanların karşılığında acımız kadar güçleniriz. Hayatın elimizden çekip aldığı o mutluluk karşılığında hayat bize güç verir. Dayanma gücü. Savaşma gücü. Fakat şunu sorarım elimde kalan bir avuç umutla: “Buna değer miydi? Hiç kaybetmek istemediğim şeyler karşılığında güçlendim. Fakat bu kadar güçlenip ne yapacağım? Benden alınanları geri alamadıkça bu güçle ne yapacağım?” Hayatın işleyişi böyledir belki. Olman gerekenden daha mutluysan, hayat bir kısmını alıp sana hiç arzulamadığın bir güç veriyor. Denge mi, ceza mı belli değil.

Hiç kaybetmeseydik kabullenmek zorunda olmazdık, Hayatı aynı anda değerli ve değersiz kılan belki de budur. Bir kez yaşanabilirlik. Gördüğünüz herkes ilk kez yaşıyor, üzerine düşününce anlaşılır sözlerim. Bir bakışta anlaşılamadığı gibi gözlerim. Hayat denen şiirde bir anlam yok, biliyorsun değil mi? O sadece sisli, ışıksız bir yol. O yüzden ölürken ışık görürler belki, yolun sonundaki bir kurtuluş, bir çıkışa varınca, ruhumuz bu kısa yol boyunca taşıdığı yükü bırakıp özgürleşiyor, huzura eriyordur. Kim bilir?

Isparta'da keşfettiğim şiirler dinliyorum bu gece. Öyle çok seviyorum ki o şiirleri... Kalbimden ve zihnimden geçenleri anlatıyorlar. En sevdiklerimden biri de Nilgün Marmara'nın elinden, “Canım Sıkıntı Sınırı” şiiri. Yolumuz benzermiş Nilgün Hanım, sonumuz da öyle olacak.

“Kaybettiklerimiz için yas tuttuğumuzda, iyi ya da kötü kendimiz için de yas tutarız. Eskiden olduğumuz ve artık olmadığımız kişinin yasını tutarız.” — Joan Didion

(Sevdiğim herkes çok şükür hayatta, sadece yas ile ilgili konuşmak istedim.)

Sayonara🌙

Yorumlar