Yağmurlu günler
Bu gece,size birkaç söz alıntılayacağım.
“İnsanlar ölümü görmedikleri için, umutlara tutunurlar.”
“Ay: Güneş, bir kral ile onun atının arasındaki fark nedir?
Güneş: Ne?
Ay: Birisi insan diğeri at, birinin iki bacağı diğerinin dört bacağı var gibi çocuk saçmalıklarından bahsetmiyorum. Şekilleri, yetenekleri ve güçleri tamamen aynı olsaydı, birisi kral olup savaşı yönetirken diğeri at olup kralı sırtında taşımak zorunda kalır mıydı? Sadece tek cevabı var İÇGÜDÜ!
Aynı varlıkların güçlenmesi ve kral olmaya gereken gücü elde etmek için daha fazla dövüş ve güç aramaları gerekir! Dövüşe açtırlar ve düşmanlarını merhametsizce ezmek, lime lime etmek, parçalamak için yaşarlar. Bedenlerimizin derinliklerinde bilenmiş öldürme ve katletme içgüdüsü yatar. Sende bu saf temel içgüdüler yok! Bu yüzden sen benden daha güçsüzsün Güneş. Ben kabullenemem, Güneş. Zangetsu'yu bilmem ama ben kendimden güçsüz bir kralı sırtımda taşımaya dayanamıyorum.Benden güçsüzsen, seni yok edeceğim ve ben kral olacağım.”“Yarın bir yılan olup insanları yemeye başlayınca insanları yediğin o ağzın ile beni sevdiğini haykırsan ben bugünkü gibi seni sevdiğimi söyleyebilir miyim ki?”
“Eğer ben yağmur olsaydım, sonsuza kadar kavuşamayacak olan gök ve toprağı birbirine bağlar gibi, birilerinin kalbine bağlanabilir miydim?”
“Gençlerin bugünlerde çok ahlaksızlaştığını söylüyorlar... Öpüşmek selam vermek gibiymiş... Bunu geçen gün bir romanda okudum.”
“Giden gitmiştir artık. Geri gelmeyecek bir şey için hayâl kuracak vakit yok.”
“Bu çok acı vericiydi.
Kendimi...
Kalbindeki yerimi her gün daha da fazla kaybederken görmek..”
"Kendimi yengeç gibi hissediyorum. Yengeçler denizde yaşar ama yüzemez. Ben de nefes alabiliyorum ama dünyaya bir türlü ayak uydurmadım sanırım."




Yorumlar
Yorum Gönder