Korku Ve Kaygı

Kibrit

Kibrit gibi hızla yanıp hızla sönmekten yoruldum.

Mum gibi yavaşça yıpranıp yavaşça ölmekten yoruldum.

Süratle atan kalbim sonsuz bir dinginliğe kavuşana dek yanımda oldun.

Kibrit gibi yandı, çiçekler gibi soldu.

Hayatım mıydı yanan; yoksa, ben miydim ahmak olan?

En derin arzularımdı belki de her yeri yakan. Belki de en derin arzularımdı beni hayatta tutan. Yine de alevlerle dans ettim bu gece. Suya hasret yitik gönlüm, bu gece yalnızlığa muhtaç.

Hiç istemezdim unutmayı. Yanımda götürmek isterdim anıları. Her sokakta karşıma çıksınlar isterdim. Çocukluk günlerimi anımsar gibi... Eski hislerime can verir gibi yeşertmek istedim insanları kalbimin derinlerinden. Yaşamak isterdim. Yaşadıkça yaşatmak istedim hayatı. Kuyuya atılan dilek gibi umutla bekledim baharı. Bazen umutsuzluğa kapılsam da kapıma konan çiçekler gibi sevdim hayatı. Aslında, severdim yaşamayı. Susuz kaldıkça solup giden hayatıma deniz yaratmaya çalıştım. Kendi içimde bir okyanus oluverdim. Solmamak için geceyi aydınlatmaya çalıştım. Güneşi tutmaya, kışı kovmaya çalıştım. Solmasın diye hayatım, hayata karşı çıktım. Ne yaptıysam, bir ömrü korumak için yaptım. Bir çiçeği yaşatmak, bir sevgiyi korumak, bir kaktüse sarılmak için çabaladım. Bu yolda ölenler var ama yaşıyorum işte.

Mavi olmak isterdim. Eski dostum gibi umutla boyamak isterdim gökyüzünü.

Kayboluyorum adeta. Derin ve boğucu sularda mahsur kalıyorum. Yürüdüğüm yol pek yabancı bana. Alışık olduğum anılardan sonra kafesimden çıkmaya bile yeltenmiyorum.

Sadece binalar yıkılmaz. Hayatlar, insanlar, hayaller, anılar ve aklıma geldikçe kalbimi yaran birçok rüya... Ben de onlardan biriyim. Güya yıllardır enkaz altındayım. Ben de hayallerimle birlikte yıkıldım.

Boşluktayım. Ruhum kadar derinlerde, senin kadar uzaktayım. Çok uzaklardayım sizlerden, kendimden ve güzel günlerden.

Kaygı

Kaygılarım, korkularım, kâbuslarım... Birer birer gerçek olurlar. Sigara biter, dertler bitmez. Dostlar giderse, yarım kalır yürekler. Sen olmazsan yanımda, kahrolur geceler.

Bir yorgunluk, takatsizlik, burukluk, eksiklik ve kuyu gibi derin bir boşluk var kalbimde. Bir tükenmişlik, mahvolmuşluk çöküyor yüreğime. Omuzlarımdaki hafiflik ruhumun kayboluşundan mı? Yoksa, hasretim dostlarıma sarılamamaktan mı?

Korkuyorum. Artık hiç olmadığım kadar korkuyorum karanlıktan. Hayata tutunamamak, dostlarıma kavuşamamak, kendimi ararken derin sularda, boğulmaktan korkuyorum. Ve ben en sonunda ölmekten korkuyorum. Paramparça olan hayatımı toparlayamadan, huzurumu bulamadan ölmekten korkuyorum. Hasretim, kederim ve huzursuz gecelerim son bulmadan karanlığa gömülmekten korkuyorum. Bu gece, Ay gibi yarım kalmış yürekler var.

Kayboldum. Bu bulutlar, bu gökyüzü hiç olmadığı kadar yabancı bana. Giderek soluyor bu dünya. Kırılıyor, küsüyor renkler. Kalbi kırık şarkıların vaveylasıyla doluyor gözler. Yitiriyor baharın sevincini en temiz yürekler.

Durmuyor ki yüzümdeki yağmurlar. Yüreğim pas tutuyor.

Çekip al şu tükenmişliği üstümden. Öldür beni içimden. Yeşert beni yeniden. Hiç olmadığım kadar güzel, hep sevdiğin gibi özel olayım.

Hep öyle kal.

“Varamadım yanına düşlerin. Sevemedim sensiz geceleri. Ne tarafa dönsem sen, kendine gelemeyen ben... Sarıl bana, hep öyle kal başucumda.”

Sayonara🌙

Yorumlar

  1. Ellerine sağlık ileride çok başarılı olucaksın inanıyorum

    YanıtlaSil

Yorum Gönder